PADI Kadınlar Dalış Günü – PADI Eğitmeni Esra Çilekdiken ile Röportaj

Merhaba, ben Esra Çilekdiken. Sanırım PADI nin Türkiye ‘deki en genç PADI Dalış Eğitmenlerinden biriyim. İstanbul’da doğdum, 24 yaşındayım. PADI Bölge Yöneticim Asutay Akbayır ile tanıştığımda kısa bir sohbetin ardından kendisi kısa zamana sığdırdığım aktivitelerimi fark etti ve PADI Kadınlar Dalış Günü vesilesiyle benimle bir röportaj yapmak istediğini ve bu röportajın Türkiye ‘deki diğer kadın PADI Dalış Eğitmeni adaylarına ilham kaynağı olmasını arzuladığını anlattı.

İşte benim hikayem.

Ailemde ki herkes denize sevdalıydı, özellikle babam gençliğinde İstanbul Boğazında çok iyi yüzermiş. 3 yaşındayken yaz ayında beni kolumdan tutup kendisi ile beraber denize atmasıyla başladı tüm senaryo. Ben 7 yaşındayken babamı kaybettim, kendisinin vefatından sonra annem ben ve kardeşim Erdek’te olan yazlığımıza gittik. Erdek sahilinde yakın boğulma yaşadım ve bunun üzerimde yaratmış olduğu etki ile çok daha iyi yüzebilmek ve denizle barışmak arzusuyla ileri derecede yüzme öğrendim. Yüzme öğrendikten sonra kendimi en huzurlu hissettiğimin yerin orası olduğuna karar verdim, denizlere ve okyanuslara aşık oldum.

Ortaokula başladığım zaman annemle Amerika California’ya taşındık öğretimime orda çok güzel bir okulda devam ettim. Okulun spor aktivitelerine katıldım. Uzun mesafe koşuyordum ve aynı zamanda amatör olarak Amerikan futbolu yapıyordum. Daha sonra ailemin sorunları nedeni ile tekrar Türkiye’ye döndük. Alışmış olduğum düzenimden ayrılmak kolay olmadı ama kendi kendime yetebilmeyi çocuk yaşta öğrendiğim için bu konuda hiç bir zorluk çekmedim. Kendimi hep mücadeleci olarak hissetmişimdir.

Zaman içerisinde mücadele ve keşif hislerim beni sualtına doğru çekmeye başladı. Belgesellerde gördüğüm dalgıçlara özenmeye başladım ve bunu nasıl yapabilirim diye araştırmaya başladım. Bu aktiviteye profesyonel bir dalgıçlık firmasında alaylı olarak başlamayı tercih ettim. İlk iş görüşmesine gittiğim zaman yöneticiler benim şaka yaptığımı düşündüler zira yaşım ve fiziğim itibariyle yetişkin ve güçlü erkeklerle aynı ortamda aynı işleri yapabileceğime inançları yok gibiydi.

Teknede duyduğum ilk şey “Kardeş kendine başka meslek bulamadın mı ?” oldu ancak sonraları kendimi kabul ettirmeyi başardım ve güzel dostluklar doğdu. Aslında bana bir çok zorluk çıkardılar ama yılmadım ve çalışmaya devam ettim.

Anneme “sanayi dalgıcı” olacağım dediğim de duyduklarına inanamadı ama kendi içinden “Esra bunu bilinçsiz bir şekilde yapmaz” dediğini hissettim. İlerleyen zaman da zaten başardığımı ve dikkatli olduğumu görünce her zaman arkamda durdu. Bu yaşta ki bir genç kızın bu işi yapıyor olması umarım çoğu kadına örnek olmuştur, ben yaptıklarımla gurur duyuyorum.

 

 

Sportif dalışa başladığım zaman zaten suya, denize inanılmaz alışıktım. Asla denizi olmayan bir yerde yaşayamam derim hep. Dalış eğitimlerim çok güzel geçti çok çalıştım izledim ve tekrar edip boş vaktimin çocuğun da hep dalış yaptım. Dalışlar esnasında diğer dalıcıların hatalarını fark edebilmeye başladığında bir dalış eğitmeni olmaya karar verdim. Bilmek ayrıdır ama öğretmek ayrı, bunun eğitimini almak lazım diye düşündüm. PADI ‘yi çok iyi hazırlanmış materyalleri olması ve sınav sürecinin çok daha ciddi olmasından dolayı, daha güvenilir bir yeterlilik sağladığını düşündüğüm için seçtim. PADI bana “sorumlu dalgıçlık” alışkanlıklarımı başkalarına aktarma isteği verdi ve kendime daha çok saygı duymamı sağladı çünkü dünyanın en büyük dalış sisteminde bir eğitmendim artık.

Bir kadın olarak bunu başarmaktan çok mutluyum. Yaşın hiç bir önemi yok insan istediği zaman her şeyi yapabilir. Genç yaşta dünyanın en büyük dalış sisteminde bir kadın eğitmen olmak tarif edilemez bir his.

Türkiye’de bence yeterince Kadın Dalış Eğitmeni yok. Yani bu konuda çok az kişiyiz ne yazık ki. Hatta benim yaşımda başka aktif kadın eğitmen var mı bilmiyorum bile. Kadınların güçlerini göstermelerini ve birbirlerini cesaretlendirmelerini arzularım.

 

Ben sadece dalış eğitmenliği yapmıyorum. Yamaç paraşütü ve yarış motorlarına çok meraklıyım. Dağlarda yürümeye ve kamp yapamaya bayılıyorum. Bunları yaparken her zaman bunları çok iyi yapmış insanları araştırıp onlardan ilham alıyorum. Bütün bunları kendimi gerçekten kendim gibi özgür hissettiğim için ve tabi ki keyif aldığım için yapıyorum. Piyano çalmak da beni rahatlatıyor 🙂

Son olarak; bütün kadınlara sesleniyorum. Hayatınız boyunca yapacağınız her şeyden siz sorumlusunuz ve neler yapıp yapamayacağınızı ancak siz belirleyebilirsiniz, bir başkası değil. Korkmadan güçlü bir şekilde hayallerinizin peşinden koşun. Kadınlar olarak bunu hep beraber gösterelim. Kendinize inanın ve başarın.

TÜRKİYE VE YENİ KORUMA PROJELERİ

Shark League Turkiyeyi alkisliyor
Shark League Türkiye’yi alkışlıyor

Türkiye Türü Tehlike Altında Olan Köpekbalığı ve Vatozları Korumak için Geniş Kapsamlı Çalışmalar Yapıyor. 

Çevreci Gruplar Akdeniz Türlerinin Korunması Adına Atılan Büyük Adımı Takdir Ediyor.

Türü tehlike altında olan 30 adet Şeytan Balığının avlanması konusunda Türkiye’yi geçtiğimiz yıl eleştiren Shark League grubu, bu türü ve beraberinde 13 farklı vatoz ve köpekbalığı türünü koruma altına alan Türkiye’yi takdir etti. Türler, devletin şimdilik yalnızca beş tür köpekbalığını içeren koruma altındaki türler listesine ekleniyor.

Shark Trust’ın Koruma Direktörü olan Ali Hood konuyla ilgili “Türkiye’nin koyduğu yeni kural, okyanuslarımızda yaşayan ve türü kritik seviyede tehlikede olan Keler ve Sivriburun Camgöz gibi en büyük tehdit altındaki köpekbalığı ve vatoz türlerinin korunmasına yardımcı olacaktır. Bu kararın alınmasında rol oynayan Türkiye hükümet yetkililerini ve çevre koruma gruplarını kutluyoruz. Bu adım, Akdeniz’deki köpekbalığı ve vatoz türlerinin korunması ve bölgedeki diğer ülkelere sağlam bir örnek olması anlamında çok önemlidir” dedi.

2012 yılında, Türkiye’nin de üyesi olduğu Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM), Barcelona Kongresindeki Protokol de listelenmiş olan 24 köpekbalığı ve vatoz türünün avlanmasını ve alıkonmasını sonlandırmaya yönelik önemler almıştı. Ancak uygulamaların ülkeler bazında yaşama geçirilmesi beklenenden yavaş oldu.

Okyanus Vakfının bir projesi olan Uluslararası Köpekbalığı Savunucuları grubu Başkanı Sonja Fordham “Çoğu zaman görmezden gelinen bu çok hassas kıkırdaklılar ve vatoz türlerinin korunması yönünde ilk adımları atan Türkiye’nin aramıza katılmasından dolayı ayrı bir heyecan duymaktayız. Şeytan Balığı avlanmasını önlemek için yaptığımız çağrıların dikkate alınması ve ayrıca altı vatoz ve kıkırdaklı türü ile özellikle Akdeniz’in iki tehdit altındaki Kemane Balığı Türlerinin koruma altına alınması mutluluk verici” dedi.

Shark League, GCFM Çalışma Grubu Beyrut toplantısını, 2012 GFCM köpekbalığı ve vatoz koruma tedbirlerinin tamamen hayata geçirilmesini hızlandırmak amacıyla bir fırsat olarak kullanacak. Koalisyon özellikle Türkiye’nin liderliğinde diğer Akdeniz ülkelerinin de yerel alanda tehlike altındaki köpekbalıklarını korumaları gerekliliğini vurgularken, GFCM uygulamasında yer alan Çekiç Balığı , Kazıkkuyruk Balığı ve Beyaz Köpekbalığı gibi türlerin de Türkiye’de koruma altına alınmasını teşvik edecek.

Shark League, Atlantik ve Akdeniz’deki köpekbalığı ve vatoz türlerinin bölgesel olarak korunmasına odaklanan ve Shark Trust, Shark Advocates International, Project AWARE ve Ecology Action Centre tarafından oluşturulmuş bir koalisyondur.

 

TÜRKİYE’DE DALIŞ İŞLETMECİLİĞİ VE 2018’E GENEL BİR BAKIŞ

PADI-TSSF-Protokol
PADI – TSSF Protokolü imzalanırken

1. Türkiye Turizmi Hakkında Öngörüler: Türkiye’de turizm açısından yıla olumlu bir gelişmeyle başladık. 2017’ye kıyasla rezervasyonlar %84 artış gösterdi! Oteller Avrupa da dahil olmak üzere tüm dünyadan rezervasyon alıyor ve bu Avrupalı turisti geri kazanmak isteyen Türkiye için harika bir haber. Dünyanın en büyük seyahat şirketlerinden biri olan Thomas Cook, tatilcilerin geçen yıla göre Türkiye’ye %84 daha fazla rezervasyon yaptırdıklarını duyurdu. Bu, Türkiye’yi dünyanın en çok talep gören ülkelerinden biri yapacak ve tatil bölgelerindeki dalış merkezleri ve resortlar için harika fırsatlar sunabilecek.

2. Politik Gelişmeler: TSSF (Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu) ile 2016 yılında imzalamış olduğumuz protokol, PADI eğitmenleri ve genel anlamda PADI için önemli bir dönüm noktası oldu. PADI Eğitmenlerinin Türkiye’de yasal olarak eğitim verebilmeleri için federasyonun öngördüğü başka bir eğitim sisteminin eğitmeni olmaları zorunluluğu ortadan kalktı. Bu sayede PADI Eğitmenleri, PADI kurslarını yasal olarak verebilmekte. Federasyon yönetimiyle olumlu ilişkilerimizi sürdürüyoruz ve karşılıklı olarak işbirliğimizi arttırmak ve eğitmenlerimize daha başka fırsatlar da sunmak istiyoruz. Gelecek bültenlerimizde bu konuya değinmeye devam edeceğiz ancak şimdiden PADI’nin Türkiye’deki pozisyonunun daha da güçleneceğini söyleyebiliriz.

3. Türkiye’nin Yeni Bölge Yöneticisi: Türkiye eski Politik Danışmanımız Asutay Akbayır, yeni Bölge Yöneticimiz ve Eğitmen Sınavcımız oldu. Kendisi 22 yıl boyunca bir dalış merkezi işletmiş olduğundan ve kariyerinin son 12 yılında PADI Kurs Direktörü ve PADI Politik Danışmanı olarak görev yaptığından camianın sorunları ve dalış işiyle uğraşanların ihtiyaçları konusunda çok fazla bilgi birikimine sahip. Ayrıca, geçen yıllarda lisan önemli bir engel oluşturdu. Ancak şimdi size her tür sorununuzda yardım etmeye hazır ve birlikte yaratabileceğimiz fırsatlar konusunda önemli fikirlere sahip Türk bir PADI personeli mevcut. Kendisine asutay.akbayir@padi.com ‘dan ulaşabilirsiniz.

4. PADI’ye Artan İlgi: Yeni bölge yöneticimiz ve teşvik edici yeni PADI stratejileri sayesinde dalış merkezlerinin markamıza olan ilgisi kayda değer ölçüde arttı. Nisan ayı itibariyle şimdiden Türkiye’deki PADI Dalış Merkezimizin sayısında çok büyük artış gözlemleniyor. Bu artış PADI Dalış Profesyonellerinin ve PADI Dalış Sertifikalarının artışını da beraberinde getirdi. Turizmdeki yükseliş, yeni dijital ürünler ve PADI Travel ile işbirliği seçenekleriyle birlikte bu sayıların daha da fazla artmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

5. Türkçe Eğitmen Sınavları: PADI tarihinde ilk defa, PADI Eğitmen Sınavları Türkçe konuşan bir sınavcı tarafından yapılmaya başlandı. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta yapılması planlanan sınavlarımız mümkün olduğunca Türkçe olarak gerçekleştirilecek. Bu sayede PADI Eğitmen adaylarımızın kendi öz dillerinde sunumlarını gerçekleştirme fırsatı bulacaklar.

Bu olumlu gelişmeler dikkate alındığında PADI’nin Türkiye Dalış Endüstrisindeki yükselişinin hızla devam edeceğini öngörmekteyiz. Her geçen gün daha fazla Dalış Sektörü işletmecimizin ve Eğitmenimizin PADI’yi tercih etmesi stratejilerimizin isabetli olduğu konusunda bizi yüreklendiriyor.

 

TÜRKİYE’DE PADI KADINLAR GÜNÜ

2015 yılından bu yana Dünyanın her yerinde PADI Kadınlar Dalış Günü düzenleniyor. Bu sayede kadınların dalışa ve okyanusa duydukları ilgiyi ön plana çıkarmayı hedefliyoruz. Geçen yıl 85 ülkedeki PADI Dalış Merkezleri yaklaşık 900 kadar Kadınlar Günü faaliyeti gerçekleştirdi. Gittikçe büyüyen bu geleneksel organizasyon Türkiye‘de de geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da gerçekleştirilecek ve belirlenmiş olan tarih 21 Temmuz 2018. Türkiye’de de kadın dalgıçlarımızın sayısını ve sualtına olan ilgilerini arttırmak amacıyla Dalış Merkezlerimize ve Eğitmenlerimize bu konuda gösterecekleri ilgi ve katılımları için şimdiden çok teşekkür ediyoruz.

Geçtiğimiz yıl, PADI 5 Yıldızlı Eğitmen Geliştirme Merkezlerimizden 300 BAR Dalış Merkezi Karşıyaka Belediyesi ile işbirliği içerisinde iki günlük bir etkinlik düzenlemişti. PADI Scuba Dalgıçları, Serbest Dalış Eğitmenleri, Sanayi Dalgıçları, Yoga Eğitmenleri ve hatta Rekor Sahibi sporcular tarafından verilen seminerlerden esinlenen katılımcılar ile yoga, deneme dalışı ve serbest dalış etkinlikleri gerçekleştirilmişti.

Bu yıl kadınlar günü faaliyeti planlayan tüm profesyonel üyelerimiz PADI Ofisi ve Bölge Yöneticisi Asutay AKBAYIR asutay.akbayir@padi.com ile temasa geçebilirler. Destek vermekten ve etkinliklerinizi duyurmaktan mutluluk duyarız.

Dalış merkezinizin, PADI Kadınlar Dalış Günü ile ilgili etkinliğini kaydettirmek için lütfen tıklayınız.

 

PADI’NİN DEVAM EDEN EĞİTİM FELSEFESİ

Her PADI Dalış Eğitmeninin, Eğitmen Geliştirme Kursundaki konu başlıklarında da hatırlayabileceği gibi insanlara dalışı başlatmak, sualtı ile tanıştırmak çok güzel ama dalışa devam etmelerini sağlamak da lazım. İşte bu amaçla eğitmenlik yıllarımızın en başında öğrendiğimiz ilk şey öğrencilerimize ve misafir dalgıçlarımıza PADI’nin “Devam Eden Eğitim” felsefesini aşılamaktı.
Bugün geldiğimiz noktada, PADI nin 2018 yılı itibariyle Türkiye‘de çok güzel atılımlar gösterdiği bir gerçek. Dalış Merkezlerimizin, Eğitmenlerimizin ve Sertifikalarımızın sayısı artıyor ancak acaba yetiştirdiğimiz öğrencilerimizi PADI nin İleri Seviye Kurslarına yeterince teşvik ediyor muyuz ? Dalmak, “sadece” dalmak haline dönüştüğünde insanların başka aktivitelere yöneldikleri ve dalışa olan ilgilerinin zaman içerisinde azaldığını hatırlamamızda fayda var.

PADI bu anlamda tam bir fırsatlar sistemi. PADI Advanced Open Water Diver eğitimi sayesinde dalıcılarımızı derin dalış ve sualtı navigasyonunun yanı sıra kendi seçecekleri diğer 3 uygun dalda yetiştirerek hem uzmanlıkların başlangıçlarını tatmalarını hem de becerilerini keskinleştirerek yeni maceralara yelken açmalarını sağlıyoruz. Ardından gerçekleştireceğimiz EFR – Emergency First Response ve Rescue Diver eğitimleri sayesinde dalgıçlarımızın sadece kendilerinin değil diğer dalgıçların da güvenlikleri ile ilgilenen ve acil durumlarda müdahale etme yetkinliğine sahip sualtıcılar olmalarına katkı sağlıyoruz. Üstelik öğrencilerimiz bu becerileri kazanırken öğrenmenin yanı sıra eğlenme fırsatı da buluyorlar.

PADI’nin 30’un üzerinde Uzmanlık Kursu olduğunu ve bu kursların tamamının son derece özenle hazırlanmış öğretim rehberleri olduğunu hatırlatmakta fayda var. Hepimiz değişik bölgelerde dalış eğitimleri veriyoruz ve kendi bölgelerimizin özelliklerine mahsus uzmanlık kursları muhakkak mevcut. Bu anlamda aslında eğitmenin kendi sevdiği ve gerçekten başarılı olduğu dallara odaklanarak bu dalların uzmanlık eğitmenliklerini kazanması verimliliği arttıracaktır. Eğitimde çeşitlilik amacıyla tüm dalış merkezlerimizin web sitelerini ve sosyal medyalarını tasarlarken PADI Devam Eden Eğitimler ve Uzmanlık Kursları hakkında açıklamalar ve fotoğrafları da kapsamalarında büyük fayda var. Geçmişte sitelerini oluşturmuş merkezlerimiz acaba mevcut sitelerindeki linklerinde değişmiş ve sayısı artmış olan yeni uzmanlık kurslarımız hakkında güncel bilgi sunuyorlar mı ?

PADI “Devam Eden Eğitim Felsefesi” ile ilgili olarak sohbet etmek ve yeni iş imkanları hakkında bilgi alışverişinde bulunmak için PADI Ofisinizle ve PADI Bölge Yöneticiniz Asutay AKBAYIR asutay.akbayir@padi.com ile her zaman temas kurabilirsiniz.