2018 PADI KADINLAR DALIŞ GÜNÜ

2018 yılı PADI Kadınlar Dalış Günü çok başarılı geçti. Kısa bir sürede Türkiye dalış camiasındaki değişimin temsil edildiği bir gün yaşadık. 1960’lı yıllarda çok sınırlı bir grupla başlayan sualtıcılık, şu an Türk dalgıçların gelişen ve çeşitlenen demografileriyle herkese hitap edebiliyor.

1980’ler öncesinde dalgıçlık yalnızca erkeklerin yaptığı bir meslekti ve dalgıçlar çoğunlukla askeri görevler icra eden güçlü donanma subay ve astsubaylarıydı. 80’lere gelindiğindeyse, %95’ini erkeklerin oluşturduğu ufak bir sportif dalgıç camiası oluşmaya başlamıştı. Camia o kadar ufaktı ki, bir kadın dalgıç camiaya katıldığında bu büyük haber olur, basına yansırdı.

PADI’nin Türkiye’ye gelmesiyle, dalgıçlara ve dalışa olan bakış açısında kayda değer bir fark oluştu. Dalışın yalnızca güçlü ve dayanıklı erkek bireyler için değil, “herkes” için uygun bir aktivite olabileceği fark edildi. PADI’nin çok iyi tasarlanmış eğitim sistemi ile kadın dalıcı sayısı hızla arttı, modern ve hafif ekipmanlar da bu artışta önemli rol oynadı.


1990’larda dalış camiasının yaklaşık %20’si kadınlardan oluşmaya başladı. Ancak sayılar yükselmeye devam ediyor ve PADI’nin “Dalış Eğlencelidir” felsefesi ile dalışın harika bir aile aktivitesi olabileceği fikrini güçlendiriyordu. 2000’lere gelindiğinde, kadın dalıcı oranı %33’lere yükseldi. Kadın dalış eğitmenleri camiada daha fazla görünürlük kazandılar. Şu anda çok sayıda kadın dalış profesyoneli gelecek nesillere dalışı öğretmeleri ve sualtının elçileri olmaları yönünde ilham vermekte.

Pek çok yetenekli Türk kadın serbest dalış sporcusu Dünya Rekorlarına imza attı ve PADI Trimix Eğitmeni Gözde Akbayır 150 metre derine karışım gaz rekor dalışı gerçekleştirdi. Tüm bu rekorlar Türk medyasının ilgisini dalışa ve sualtına çekti. Aslında artık her şey çok açıktı, dalgıçlık kadınlarla erkeklerin birlikte gerçekleştirdikleri mükemmel aktiviteydi. Scuba dalışı vesilesiyle yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak ve yeni bir şeyler yapmak felsefesi hızla yayıldı.

 

PADI’nin son yıllarda düzenlemeye başladığı Kadınlar Dalış Günü, bu yıl Türkiye‘de her zamankinden çok daha büyük bir ilgi gördü ve her zamankinden daha fazla dalış merkezi ve eğitmeni Türk Kadın Dalgıç adaylarını teşvik etmek ve mevcut dalgıçlara yönelik olarak dalış alanında yeni kariyer imkânları yaratmak için kolları sıvadılar. Sonuç olarak 21 Temmuz 2018 tarihi Türkiye‘de kadın dalgıçların sayılarının önemli bir yükseliş sergileyeceğinin sinyallerinin alındığı harika bir kutlama günü olarak zihinlere kazındı. Faaliyetlere katılan tüm PADI Dalış Merkezlerine ve Profesyonellerine ve tabi ki kadın dalgıçlarımıza teşekkürler. Daha detaylı bilgi için her zaman PADI Türkiye Bölge Yöneticiniz Asutay AKBAYIR ile asutay.akbayir@padi.com adresinden iletişim kurabilirsiniz.

PADI EĞİTMENİ ESRA ÇİLEKDİKEN İLE BAŞBAŞA

Merhaba, ben Esra Çilekdiken. Sanırım PADI nin Türkiye ‘deki en genç PADI Dalış Eğitmenlerinden biriyim. İstanbul’da doğdum, 24 yaşındayım. PADI Bölge Yöneticim Asutay Akbayır ile tanıştığımda kısa bir sohbetin ardından kendisi kısa zamana sığdırdığım aktivitelerimi fark etti ve PADI Kadınlar Dalış Günü vesilesiyle benimle bir röportaj yapmak istediğini ve bu röportajın Türkiye ‘deki diğer kadın PADI Dalış Eğitmeni adaylarına ilham kaynağı olmasını arzuladığını anlattı.

İşte benim hikayem.

Ailemde ki herkes denize sevdalıydı, özellikle babam gençliğinde İstanbul Boğazında çok iyi yüzermiş. 3 yaşındayken yaz ayında beni kolumdan tutup kendisi ile beraber denize atmasıyla başladı tüm senaryo. Ben 7 yaşındayken babamı kaybettim, kendisinin vefatından sonra annem ben ve kardeşim Erdek’te olan yazlığımıza gittik. Erdek sahilinde yakın boğulma yaşadım ve bunun üzerimde yaratmış olduğu etki ile çok daha iyi yüzebilmek ve denizle barışmak arzusuyla ileri derecede yüzme öğrendim. Yüzme öğrendikten sonra kendimi en huzurlu hissettiğimin yerin orası olduğuna karar verdim, denizlere ve okyanuslara aşık oldum.

Ortaokula başladığım zaman annemle Amerika California’ya taşındık öğretimime orda çok güzel bir okulda devam ettim. Okulun spor aktivitelerine katıldım. Uzun mesafe koşuyordum ve aynı zamanda amatör olarak Amerikan futbolu yapıyordum. Daha sonra ailemin sorunları nedeni ile tekrar Türkiye’ye döndük. Alışmış olduğum düzenimden ayrılmak kolay olmadı ama kendi kendime yetebilmeyi çocuk yaşta öğrendiğim için bu konuda hiç bir zorluk çekmedim. Kendimi hep mücadeleci olarak hissetmişimdir.

Zaman içerisinde mücadele ve keşif hislerim beni sualtına doğru çekmeye başladı. Belgesellerde gördüğüm dalgıçlara özenmeye başladım ve bunu nasıl yapabilirim diye araştırmaya başladım. Bu aktiviteye profesyonel bir dalgıçlık firmasında alaylı olarak başlamayı tercih ettim. İlk iş görüşmesine gittiğim zaman yöneticiler benim şaka yaptığımı düşündüler zira yaşım ve fiziğim itibariyle yetişkin ve güçlü erkeklerle aynı ortamda aynı işleri yapabileceğime inançları yok gibiydi.

Teknede duyduğum ilk şey “Kardeş kendine başka meslek bulamadın mı ?” oldu ancak sonraları kendimi kabul ettirmeyi başardım ve güzel dostluklar doğdu. Aslında bana bir çok zorluk çıkardılar ama yılmadım ve çalışmaya devam ettim.

Anneme “sanayi dalgıcı” olacağım dediğim de duyduklarına inanamadı ama kendi içinden “Esra bunu bilinçsiz bir şekilde yapmaz” dediğini hissettim. İlerleyen zaman da zaten başardığımı ve dikkatli olduğumu görünce her zaman arkamda durdu. Bu yaşta ki bir genç kızın bu işi yapıyor olması umarım çoğu kadına örnek olmuştur, ben yaptıklarımla gurur duyuyorum.

 

 

Sportif dalışa başladığım zaman zaten suya, denize inanılmaz alışıktım. Asla denizi olmayan bir yerde yaşayamam derim hep. Dalış eğitimlerim çok güzel geçti çok çalıştım izledim ve tekrar edip boş vaktimin çocuğun da hep dalış yaptım. Dalışlar esnasında diğer dalıcıların hatalarını fark edebilmeye başladığında bir dalış eğitmeni olmaya karar verdim. Bilmek ayrıdır ama öğretmek ayrı, bunun eğitimini almak lazım diye düşündüm. PADI ‘yi çok iyi hazırlanmış materyalleri olması ve sınav sürecinin çok daha ciddi olmasından dolayı, daha güvenilir bir yeterlilik sağladığını düşündüğüm için seçtim. PADI bana “sorumlu dalgıçlık” alışkanlıklarımı başkalarına aktarma isteği verdi ve kendime daha çok saygı duymamı sağladı çünkü dünyanın en büyük dalış sisteminde bir eğitmendim artık.

Bir kadın olarak bunu başarmaktan çok mutluyum. Yaşın hiç bir önemi yok insan istediği zaman her şeyi yapabilir. Genç yaşta dünyanın en büyük dalış sisteminde bir kadın eğitmen olmak tarif edilemez bir his.

Türkiye’de bence yeterince Kadın Dalış Eğitmeni yok. Yani bu konuda çok az kişiyiz ne yazık ki. Hatta benim yaşımda başka aktif kadın eğitmen var mı bilmiyorum bile. Kadınların güçlerini göstermelerini ve birbirlerini cesaretlendirmelerini arzularım.

 

Ben sadece dalış eğitmenliği yapmıyorum. Yamaç paraşütü ve yarış motorlarına çok meraklıyım. Dağlarda yürümeye ve kamp yapamaya bayılıyorum. Bunları yaparken her zaman bunları çok iyi yapmış insanları araştırıp onlardan ilham alıyorum. Bütün bunları kendimi gerçekten kendim gibi özgür hissettiğim için ve tabi ki keyif aldığım için yapıyorum. Piyano çalmak da beni rahatlatıyor 🙂

Son olarak; bütün kadınlara sesleniyorum. Hayatınız boyunca yapacağınız her şeyden siz sorumlusunuz ve neler yapıp yapamayacağınızı ancak siz belirleyebilirsiniz, bir başkası değil. Korkmadan güçlü bir şekilde hayallerinizin peşinden koşun. Kadınlar olarak bunu hep beraber gösterelim. Kendinize inanın ve başarın.